Lugat 365’e Dair

bazi-kelimeler-cok-guzel.jpg

“Kelimeler ise hikâyeleriyle, geçmişleriyle, melodileriyle, anlamlarıyla ve zenginlikleriyle fazla ağır geliyorlar gündelik yaşantılarımıza. Bir emoji kâfi geliyor aşkı anlatmaya ve başka bir emoji yetiyor bir aşkın bitip başka bir aşkın başladığını haber vermeye. Yalnızlaşmanın “kendi ayakları üzerinde durmak” olarak kutsallaştırıldığı, kimsenin kimseye ihtiyaç duymadığı, aşkın gündelik bir hobiye dönüştüğü bir dünyada hasrete yer ve zaman kalmıyor. Hasret çekmeyen için vuslat nasıl bir anlam ifade etsin ki?”

Bazı Kelimeler `sahiden de` Çok Güzel. Öyle ki kitabı elime alana kadar varlığından haberim olmayan, öğrendiğimde farklı tonlamalarla tekrar ettiğim kelime keşiflerim oldu benim. Dahası, o güzel kelimeleri, o güzel eserlerde geçen güzel cümlelerde okumaya aşık oldum diyebilirim.

Yazıma Banu-Onur Ertuğrul  çiftinin kitapları için yazdıkları önsözden alıntı yaparak başlıyorum. Çünkü kitabı elime ilk aldığımda, bu güzel fikir ile ilgili içimden ne geçirdiysem önsözde okudum. Kendilerinden ne de güzel bir iz bırakmışlar.

Kitabı çok sevmeme neden olan bir konu daha var ki bahsetmeden geçemeyeceğim; kitap size bazen küçük sosyal mesajlar veriyor. “Kadın” da kullanmadığımız kelimelerden ise eğer “Bayan değil. Kadın” diyor mesela. Sanıyorum hemcinslerimin içi ısındı bile.

Hayatımızın en kutsal kelimeleri olan “Anne” , “Baba” yı da unutmamışimageslar ve Can Yücel’in “Hayatta Ben En Çok Babamı Sevdim” şiiriyle mest ediyorlar.

Ben rastgele açtığım sayfalarda tüm melodileriyle yeni kelimeleri keşfetmeyi, hatırlamayı, birbirinden değerli eserlerin satırlarında okumayı çok sevdim. Öyle çok sevdim ki yazarken tekrar kelimelere daldım gittim. Yüzümde bir `tebessümle` Ertuğrul çiftinin emeklerine sağlık diyor ve yazımı tamamlıyorum.

Sevgilerle…